Günümüzde tarih biliminin en çok öne çıkan özelliklerinden birisi, giderek çok daha fazla bilim dalıyla işbirliği yapmaya başlaması ve neredeyse her konunun ilgi alanına girmiş olmasıdır. Tarihin gün
İstanbul’un Fethi bahis konusu olduğunda ilk gelen konulardan biri de İstanbul’un kuşatmasında kullanılan toplardır. Fatih Sultan Mehmet geldiğinde İstanbul’un surları modern tekniklerle yenilenmemişti ama 22 kilometre uzunluğundaki sur,
Yaşamının son dört buçuk yılında Roma İmparatorluğu’nu ömür boyu olmak koşuluyla diktatör olarak pençesine almış olan ve halk tarafından “Mağlup Edilmez Sezar” diye anılan Jül Sezar’ın (Gaius Julius
Kristof Kolomb’un yeni dünyayı keşfinin ardından, Portekiz ve İspanya arasında başlayan anlaşmazlığı sona erdirmek için Papa Altıncı Alexandre Borgia, 7 Haziran 1494’de Tordesillas Antlaşması ile dünyayı boylamasına ikiye
Bizans ve İran ordularını yenip ülkelerini ele geçirdikleri sıralarda Arap ordularındaki askerlerin sayısı, bu iki devletten her birinin yalnız bir şehrindeki muhafız askerlerinin sayısından bile azdı. Bundan başka
Babil kenti, Mezopotamya’nın can damarı olan Dicle ile Fırat nehirlerinin birbirlerine en yakın oldukları yerde, bugünkü Bağdat’ın 90 km kadar güneyinde kurulmuştu. Kent zaman içinde öylesine büyümüştü ki,