XVII. yüzyılın sonlarına doğru Rusya iyice güçlenmiş, Osmanlı Devleti’ne düşmanlığını açıkça göstermeye başlamıştı. Bu sırada Rusya’nın başında Çar I. Petro bulunuyordu. 1683 II. Viyana Kuşatması sırasında Osmanlı Devleti’nin
Yehova Şahitleri Şeytan’ın güçleri olarak nitelendirdikleri bütün siyasî kuruluşları, devletleri, ulusları ortadan kaldıracak ve böylece dünyada da Tanrının Krallığı kurulacaktır. Bu ise kıyametin kopmasından kısa bir süre önce
Vikinglerin asıl gücü, düşmanlarına yaydıkları korkudan kaynaklanıyordu, çünkü böylece korku ve tehdit altındakiler, savaşmaktansa haraç ödemeyi tercih ederdi.
İleride Cengiz Han adını alacak olan Timuçin (1167-1227) zor geçen bir çocukluk döneminin ardından 1206 yılına kadar tüm Moğol kabilelerini tek bayrak altında birleştirmeyi başarmış, 1227 yılında öldüğünde
Tarih boyunca birçok salgın hastalık insanlığı tehdit etmişse de hiçbirisi veba kadar dehşet vermemiştir. İnsan nüfusunu günümüze kadar yaşanan bütün doğal felaketlerden ve savaşlardan daha fazla belirlemiş olan, ilk olarak
Osmanlı İmparatorluğu dönemine kadar birçok Türk-İslam devleti, gerek ordunun asker gereksiniminin karşılanması, gerekse idari yapı için nitelikle yöneticiler yetiştirilmesi amacıyla gulam sistemi adı verilen bir köle-kulluk kurumundan faydalanmıştır.