Halifelik, Müslümanların baş imamlık görevi idi. Hilafet Arapça half sözcüğünden gelmektedir. Anlamı ise “birinin ardından gelen, yerine geçen”dir. Hazreti Muhammed sağlığında bütün Müslümanların din ve dünya işlerinde reisi
Fransa’da 1880-90 yılları arası yoğun karışıklıkların sürüp gittiği yıllardır. Bu dönemde birbirini izleyen sokak hareketleri ülkenin kaderini etkilemekte, bu yığınların desteğini kazanmasını bilen ihtiraslı kimi serüvenciler de Fransa’nın
Saltanat kayığı dar anlamda “hünkâr kayığı” demektir. Padişahın yalnız veya yakın maiyetiyle birlikte bindiği kayık anlamına gelir. Geniş anlamda saraydaki bütün kayıklar, padişahın yalnız kendisini değil, annesini, kadınlarını,
Askerliğe doğuştan yatkın olan Türklerde silah ve zırh, daha Orta Asya bozkırlarında, işlevselliğinin yanında estetiğiyle de ilgi konusuydu. Savaşçı örme zırh veya levhalı zırh kuşanıyor, hep ince ve
Arap sanatında hüsn-ü hat olarak da adlandırılan hat sanatı sıklıkla dekoratif amaçla kullanılan, bir görsel sanat türüdür. Bu güzel yazı yazma sanatının temeli, Araplar gibi Sami ırktan olan
Anlatıyı yalnızca anlatı olarak gördüğü için ilk çağdaş Türk romancısı kabul edilen Halit Ziya Uşaklıgil’in eserlerinde görülen edebi kişiliğinin özyapısını, temel olarak iki önemli etmen belirler: yetiştiği aile