Halifelik, Müslümanların baş imamlık görevi idi. Hilafet Arapça half sözcüğünden gelmektedir. Anlamı ise “birinin ardından gelen, yerine geçen”dir. Hazreti Muhammed sağlığında bütün Müslümanların din ve dünya işlerinde reisi
Fransa’da 1880-90 yılları arası yoğun karışıklıkların sürüp gittiği yıllardır. Bu dönemde birbirini izleyen sokak hareketleri ülkenin kaderini etkilemekte, bu yığınların desteğini kazanmasını bilen ihtiraslı kimi serüvenciler de Fransa’nın
Saltanat kayığı dar anlamda “hünkâr kayığı” demektir. Padişahın yalnız veya yakın maiyetiyle birlikte bindiği kayık anlamına gelir. Geniş anlamda saraydaki bütün kayıklar, padişahın yalnız kendisini değil, annesini, kadınlarını,
Askerliğe doğuştan yatkın olan Türklerde silah ve zırh, daha Orta Asya bozkırlarında, işlevselliğinin yanında estetiğiyle de ilgi konusuydu. Savaşçı örme zırh veya levhalı zırh kuşanıyor, hep ince ve
II. Dünya Savaşı ve katliam sözcükleri bir araya geldiğinde çoğu insanın aklına hemen Hitler’in ve Nazilerin işledikleri savaş suçları gelir. Gerçekten de II. Dünya Savaşı’nda en büyük katliamlar
Küba Devrimi, kökleri Komünist Enternasyonal’e uzanmayan bir siyasal önderliğin yönettiği ilk başarılı devrim olması nedeniyle diğer sosyalist devrimlerden ayrılır. En azından önder kadroların temel kuramsal yaklaşımında uluslararası komünist